FEYEZAN/OVERFLOW

FEYEZAN/OVERFLOW

FEYEZAN/OVERFLOW

Murat Germen’in Feyezan/Overflow adlı sergisi 15.12.2021 tarihine kadar Fikret Otyam Sanat Merkezinde izlenebilecek. Sanatçının, üç farklı medyumda işlerini bir arada sunacağı sergide “Başka Tas Başka Hamam”, “Düşünce Heykelleri” ve “Beraberlik Manzaraları” adlı serilere ve bir video işine yer veriliyor. İçinden geçtiğimiz pandemi süresince deneyimlediğimiz ‘şimdiki zamanın’ bireyler üzerindeki çelişkili etkilerini sorgulayan bu seriler hem farklı bir görselliğin kapılarını aralıyor, hem de günümüzün politik manzaraları karşısında sanatçının sözünü sakınmadan geliştirdiği reflekslerini içeriyor. İzleyicileri alışılagelmiş bir fotoğraf sergisinden farklı olarak Kerem Piker tarafından, fotoğrafı bir mekânın kurucu öğesi yapma sorgusuyla hazırlanmış bir sergi tasarımı karşılıyor. Küratörlüğünü Necmi Sönmez’in üstlendiği Feyezan, Germen’in günümüz insanının gerçeklik algısını yorumladığı işleri bir arada sunuyor.

Serginin girişinde izleyicileri karşılayan 1170 adet fotoğraftan oluşan “Beraberlik Manzaraları” serisi, sosyal ve fiziksel mesafelerle yaşadığımız bu zamandan uzaklaşarak yüzlerce kişinin dil, din, ırk, cinsiyet, kimlik ve yönelim fark etmeksizin bir arada olabildiği bir ideali sunuyor. Bu serinin etrafını çevreleyen “Başka Tas Başka Hamam” serisi iş dünyasına bir eleştiri olarak sunuluyor. Salgın boyunca görsellerine alıştığımız virüs biçimini dönüştüren “Dünya dönüyor sen ne dersen de!” adlı 2 dakikalık tek kanal video ise salgına neden olan gözle görülemeyen varoluş biçiminin temsili üzerinden kürenin merkezine inmeyi amaçlıyor. Son olarak sanatçının ilk heykel işleri olan “Düşünce Heykelleri” sanatçının deyimiyle ‘’ küresel ölçekte egemen şebeke örgüsü ve bu örgünün bireyselleşme üzerinden direttiği sosyal mesafe’’ algısını temsil ediyor. Murat Germen’in Feyezan/Overflow adlı sergisi “eski ve yeni normal” arasında sıkışmış olan günlük hayatın ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorguluyor. Sergi bu anlamda kaçınılmaz sosyal sıkıntıların görsel imgelerle gündeme getirilerek tartışılmaya çalışıldığı “açık uçlu” bir karaktere sahip. Sanatçının üç farklı medyumla ortak bir eleştiriyi izleyiciye sunduğu sergi, pandemi dönemi yaşam gerçeklerinin de hafızası olarak bir araya geliyor.
 

Murat Germen’s exhibition Overflow can be seen at Fikret Otyam Art Center till 15.12.2021. Overflow will consist of three series of works titled ‘’Business as Unusual’’, ‘’Humanscapes of Solidarity’’, ‘’Sculpting Reflection’’ and a video piece, that encompass three different mediums. These series question the “present time” that humankind has experienced throughout the course of the virus while also surveying the bold outlook of the artist towards the current political climate. Unlike a cut and dry method of exhibition, the viewers are welcomed with an exhibition design by architect Kerem Piker that questions the capacities of a photograph’s imperial role to become the establishing factor of space. Overflow, that is curated by Necmi Sönmez, presents a union of works that interpret the modern understanding of reality. 

The series “Humanscapes of Reality” consists of 1170 different images that welcome the viewer into the exhibition without distinguishing between language, race, skin colour, gender, sexual orientation or age to show an ideal way of existence. ’Business as Unusual’’ that surrounds this series is presented as a form of criticism towards the power structures of business world. Germen’s “World spins no matter what!” titled single channel video work, aims to transform the visual representation of the virus into a form of question that highlights the underlying source of its existence. Finally, the “Sculpting Reflection’’ series represent “the imposed means of social distance through individualization by the globally dominant networks.” Murat Germen’s exhibition Overflow, questions the possibility of sustainability of the daily life that is stuck between “the old and the new normal. In this sense, the exhibition has an unbounded character where inevitable social problems are surfaced and presented through visual imagery. The exhibition, in which the artist presents a common criticism with three different mediums, unites as a memory of the realities of life in the pandemic period.